Akabe Forum Radyo
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


İslami makaleler
 
AnasayfaGaleriLatest imagesKayıt OlGiriş yapRadyo DinleMp3 Dinle Kur'an Dinledini bilgi yarismasi

 

 örtünmek kisiligini disiliginin üstüne koymaktir...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nurun_alanur
Admin
nurun_alanur


Mesaj Sayısı : 153
Points : 387
Kayıt tarihi : 30/08/09
Nerden : almanya

örtünmek kisiligini disiliginin üstüne koymaktir... Empty
MesajKonu: örtünmek kisiligini disiliginin üstüne koymaktir...   örtünmek kisiligini disiliginin üstüne koymaktir... EmptyPerş. 1 Ekim 2009 - 17:19

Açık'ta bırakılmış kadınlar...



SENAİ DEMİRCİ

Kalabalıkta özellikle o dikkat çekiyor. Yakası açık bırakılmış, kolları

kısa tutulmuş, eteğinin ucu yukarıda bırakılmış, beli daraltılmış

elbisesi değil dikkat çeken.



Elbiseden taşan beden parçaları.. O elbiseyi özenerek seçmiş olmalı.

"Üzerinde güzel duracak" demiş olmalılar. "Bana yakışacak" diye umutlanmış

olmalı. Ama hoyrat bakışlar, elbiseyi değil, elbiseden arta kalan

kısımları süzüyor. Öylesine yok gibi ki elbise hepten çıplak kalmak

istediğini haykıran bedenin üzerinde "engel" gibi duruyor. Bedenin

tamamlayıcı parçası değil, "fazlalık" gibi görünüyor.



Bakılsın diye oradaydı bedeniyle. Bakıldıkça varolacağına inandırılmıştı.

Bir tür bakılma açlığı ile donanmış olmalıydı. Farkında olmadan, diğer

gözlerin "nesne"si haline getirilmişti. Öyle bir nesne ki, üzerine bakış

düşmediğinde karanlıkta kalıyordu. Gözler üzerinde olmadığında kıymetini

kaybettiğini sanıyordu.



Gözlerin kayması için açıkta bırakılmış bir bedene, teşhir etme niyeti de

eşlik ederse,-bu niyetle bakılanın gözleri de sizin bakan gözlerinize

kilitlenmişse- kendi içinde tutarlı bir sahne seyredersiniz. Seyredilmek

isteyen bir ruh ve seyredilen bir beden, birbiriyle yan yana, kardeşçe

oturuveriyorlardır: Sorun yok gibidir. Ama çıplak bırakılmış bedene,

içindeki ruh başka telaşlar peşinde koştururken gözünüz kaydığında, mağdur

edilmiş bir beden buluyorsunuz karşınızda. Uçağa yetişme telaşının

sardığı, tatilden dönme hüznünün hükmettiği bir ruhun ardı sıra yürüyen,

hâlâ daha plaj kıyafetine takılmış bir beden, gözünüzün önünde,

birdenbire

çıplaklaşıyor, topraklaşıyor, et ve kemik soğukluğuna düşüyor. "Açılmış"

değil "açıkta bırakılmış" oluyor.



Onu o çıplaklığa özendiren tüketim mekanizmalarıyla paketlenmiş, onu

açıklık içinde utanmaktan alıkoyan ısrarlı teşviklere sarılmış bir cesedi

sürüklüyor ardı sıra. Kadın bedeninin özellikle sivriltilmiş birkaç

detayına indirgenmiş bir kişilik sergisine icbar edilmiş, zorlanmış,

itilmiş oluyor. Özel bir insan olarak yaratılmış, yüzü özel, duyguları

biricik, kalbi bi'tane, varlığı müstesna bir kadını, "her kadın gibi"

eyleyen, "herhangi bir kadın" gibi "den den"leştiren, sıradan bir serinin

modüler parçası kılan sürecin ucuna yerleşiyor: Kalça hareketleri kadar

var olan bir kadın. Göğüs dekoltesi kadar öne çıkan bir kadın. Yüzünden

çok belden aşağısı muhatap alınan bir kadın. Kişiliği dişiliğine

kilitlenmiş bir kadın.



Mağlup, mağdur, mazlum o. Kendi rızasının şimdi ve burada olması bir şeyi

değiştirmiyor. Kendi rızasını iptal eden, kendi iradesini unutturan,

utanma duygusunu uykuya yatıran hayli uzunca, karşı konulmaz ve sistemli

bir ikna sürecinin kurbanı.. Ara sıra, varlığını hatırlatan o kadınsı

irade, o utanç duygusu hiç uzamayacak eteğini refleksif bir hareketle

çekiştirtiyorsa da ona; nafile. Bedeni üzerine yapışmış gözleri

kabullenen, yaban bakışları evcilleştiren bir çaresizlikle oturduğu yerde

oturtuyor onu görünmez bir iktidar. Alnına boncuk boncuk dizilmeye

hazırlanan utancını müşfik bir el hareketiyle siliveriyor. Bir anda

çıplak olarak yakalandığını hissettiği o nadir şaşkınlık anlarında

gözlerini kurnazca kapatıveriyor. Sakinleştiriyor onu, uysallaştırıyor,

hırçınlığını gideriyor.



Kendinden uzağa düşürüyor kadını çıplaklık. "Kendine özel", "sahici" ve

"sahih" bakışlar arıyor boşuna. Baştan ilan edilmiş bir sadakatsizlik

vardır çıplak bedende.. "Bakan sadece sen değilsin ki bana!" "Ben bütün

bakışlara açı(ğı)m." "Bunca bakanım var benim." "Sen de kim oluyorsun?"

Galip gibi duruyor ama mağlup. Zulmediyor görünüyor ama mazlum. Kadir

kıymet bilmiyor ama kadir kıymeti de bilinmiyor. Mağdur ediyorken mağdur

ediliyor.



"Açık"ta bırakılmış kadın, sırf şehvet üzerinden tanımlanıyor. "İnsan"da

olan ama tümüyle "insan" olmayan bir şehvet üzerinde dikelmeye zorlanıyor.

Böylece, "dişi" yanı "kişi" yanına galip getiriliyor. Olan "kişi"ye

oluyor. Önce ve hep "insan" olan kadın, bedeninin kıvrımlarına sürgün

ediliyor, teninin sığlıklarında hapis tutuluyor. Kadın ruhu, kadın

bedeninin altında eziliyor.



Örtünmek, kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır. Kendini sonsuza

saklamaktır. Kadınsı merhameti, kadınsı inceliği, kadınsı zerafeti ipekten

tüller ardına saklayıp inci gibi büyütmektir örtünmek. "Tesettürsüzlük

nedir?" diye sorsaydınız bana, "Kadının dişiliğini kişiliğinin önüne

geçiren her haldir" derdim... Bir "kişilik tutulması"... Bir "kadınlık

eklipsi"... Ay tutulur ya hani dünyanın gölgesi üzerine düştü diye.

Dişiliğin kişiliği gölgede bırakıp kadın ruhunu gözden kaçırdığı bir tür

eklips hali bu.. Saçları kapatmaktan fazlası: Kadın ruhunun bedenle

kapatılması...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
örtünmek kisiligini disiliginin üstüne koymaktir...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Ankaragücü'nde şok üstüne şok!
» Kadırgalı Seda'dan yalan üstüne yalan
» Sony VAIO X'den rekor üstüne rekor

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Akabe Forum Radyo :: (¯`·.(¯`·.____GÜNCEL KONULAR____.·´¯).·´¯) :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: